zipirinsan. Blogger tarafından desteklenmektedir.
RSS
Post Icon

Chemistry Cat - Episode 2 O.o

Tha tha tha that's all folks!

pisi: anlamayanlar sesli okusun.


  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Post Icon

Kayıp köpek Toby

Ben bir garip kayıp beagle'ım, oy! (anonim)


Beni bulursanız sahiplerime ulaşın, yoksa sevimliyim mevimliyim demem ısırırım!
7.5 aylığım, otur yattan falan anlıyorum, bir gece salak gibi kaçtım, geri dönemedim çünkü evi bulamadım.



  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Post Icon

Köpeklere yapılmaması gereken hareketler

Kedi için ele alırsak benim deli bozuk kendinin 40 katı köpeklere kafa tutmasa hayat benim için ne de güzel olur.


Burada kedi için ele almayacağım, direkt sahiplerden bahsedeceğim, hangi insan evladı köpeğine bunu yapar?


Bu:
Bu yaptığınız insanlığa sığar mı? 

Köpekleriniz (ve kedileriniz ve hatta beslediğiniz tüm hayvanlar) sizin oyuncağınız değildir, elbette ara sıra eğlenmek petinize kıyafet giydirmek komik ve keyifli olabilir ama her şeyin bir sınırı var!
Hayvan dostlarınızı maymuna çevirmeyin, çok istiyorsanız gidin bir maymun alın.

Şunu yapmış insanım kedime ama bu kadar alçaltmam pisoşumu,
o gün çok üşümüştü sokaktan gelince,
giydirdim ses etmedi, ısınınca çıkardık.

Bir diğer yapılmaması gereken hareket de köpeğiniz hakkında ileri geri konuşmak ve köpeğin onuru, gururu ile oynamak, örnek mi? Buyurun: 
Tek söyleyeceğim: Yapmayın.


  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Post Icon

Nills ve uçan incir

Hepimizin bildiği gibi her kedinin farklı hobileri, ilgi alanları, merakları var. Benim bir kedim kağıda yumurta yazsam koşarak geliyordu. Bu kedicik de incir hastası. Yalnız bu poz nasıl yakalanmışsa takdiri hak ediyor.

Büyücü kedi ve inciri

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Post Icon

Sins sins sins sins


Sinsilik hiç bu kadar sevimli olmamıştı, breh breh breh!

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Post Icon

yeni pisiyi eve alıştırma süreci

kediler, meraklı yapıları sebebiyle yeni bir ortama kolay alışır diye bilinir. ancak kazın ayağı öyle değil. ortam değişimleri, bu pisileri çok fena etkiliyor. ben kedimle ev ev şehir şehir dolaşmış bir insan olarak bunları sizinle paylaşacağım elbette.

bir kedi sahiplendik diyelim. ne kadar güzel dimi heheh pisicik geldi sahiplendiğimiz yerde önce bi sırnaştı efendime söyleyeyim bi mırladı bi sevimlilikler şebeklikler yaptı. sonra taşıma çantasına yahut kucağımıza aldığımız gibi evimize getirdiikkk... efendim olayımız burdan sonra başlar. yeni ortama giren kediş, sanki azönce türlü sırnaşıklıklar yapan kendisi değilmiş gibi, bir soğur sizden. evin her köşesini koklar, kendini sevdirmez, erkekse köşelere çişini yapar bütün ev çiş kokar.

özellikle travma geçirmiş bir kediyi sahiplendiyseniz, durum daha vahim olabilir. inci'yi almaya karar verdiğimde, kaldığı pet pansiyonundaki hanım bana inci'nin insanlardan kaçtığını, diğer kedilerle anlaşamadığını, sosyalleşmediğini, yemeğini ayrı kaptan yediğini aksi takdirde yemek yemediğini söylemişti. gerçekten de, onu o pansiyondan çıkarmak için taşıma çantasına koymaya çalışmak yarım saatimizi aldı. eve getirdiğimde ise, tam tersi çantanın içinden çıkmadı.bin nazdan sonra taşıma çantasından çıktığında ise bir köşeye sindi, o köşeden kesinlikle kalkmadı. hatta tuvaletini yapmasına rağmen yerinden milim kımıldamadı. ben yerleri temizlemeye çalışırken kaçıp dolabın arkasına girdi ve iki gün boyunca orada kaldı.

bu yeni bir kedi sahiplenen kişiler için çok göz korkutucu bir şey. evimde bir kedim daha olmasa belki, daha önce kedilerle yaşamamış olsam, ağlayarak "geri vermek istiyorum kedi beni sevmedi" diye telefona sarılırdım.dolayısıyla ilk kez kedi bakacak kişiler, yaşı büyük veya travma geçirmiş, sorunlu kedilerdense munis huylu yavruları tercih etmeliler. hatta, kediciği biriki kere görüp sonra karar vermeliler diye düşünüyorum. ömrünüzün 10-15 senesini birlikte geçirecekseniz, birbirinizi sevmeniz ve huylarına alışmanız çok önemli. ben ninjayı alırken, bana evcimen, ısırıp tırmalaması olmayan, ama çok oyuncu ve enerjik bir kedi lazım dediğimde, deliberte sağolsun hemen "ben böyle bir kedi biliyorum" dedi. gerçekten ilk andan itibaren ninjayla çok anlaştık. aşırı derecede hareketli bir kedi olması nedeniyle ev kazalarına uğradı kaç kere. bardak kırıp kırıkların üzerinde gezdiği için ayağını kesti, yerleri sildiğim suyu içip zehirlendi, kuş yakalıycam derken dördüncü kattan düştü. ama evin içinde gerçekten çok bir yaramazlığı, tırmalaması, ısırması, miyavlaması yoktur.

neyse, ne anlatıyordum? heh. kediyi aldık eve getirdik, ama bir köşeye pıstı, küstü. ne yapacağız? altın kural sabretmektir. evin içinde sanki bir kedi yokmuş gibi, normal davranışlarınıza devam etmelisiniz. köpeklere fısıldayan adamın altın kuralı kediler için de geçerli. bakmak konuşmak göz teması kurmak yok. bir süre sonra merakla çıkıp evi keşfedecek, eski yerinden tek tanıdık nesne siz olduğunuz için size daha bir yakınlık duyacaktır. bacaklarınıza sürtünüz, yanınıza gelir. hemen elmyra gibi sarmaş dolaş olmayın. yanınıza uzansın, başını okşayın biraz. sonra kucağınıza alırsınız alışınca. eğer bir yavru getirdiyseniz, annesinin sıcaklığını özlediğinden, zaten hemen size sokulur. kuyruk gibi peşinizden gelir.yavru kedilerle bir saatte can ciğer kuzu sarması olabiliyorken, kedicik büyüdükçe bu süre uzar.

peki kedimiz inci gibi çıktı, bir dolabın arkasına girdi çıkmıyor, tuvaletini kuma yapmıyor, yemek yemeyi reddediyor? öncelikle, vücudunda herhangi bir hastalığı bulunmayan kediler bu naz iştahsızlığını çok sürdürmez. acıkınca eşek gibi yiyecek. o nedenle zorlamanıza gerek yok.  seçenekleri çoğaltabilirsiniz belki. ne bileyim yaş mama, kuru mama, ciğer bilmemne. küçük prens nasıl tilkiyi evcilleştirdiyse, siz de kedinizi evcilleştireceksiniz. belirli periyodlarla dolabın arasından bakın, normal kedilerde olduğu gibi alışana kadar sessiz durmak yerine, konuşmayı deneyin. insan dilini anlamıyorsa miyavlayın. ben inciyi miyavlayarak dolabın arkasından çıkardım. şimdi hala inci deyince başını çevirip bakmıyor, ama miyav deyince pıtır pıtır koşup yanıma geliyor.

kediniz duvarın arkasından çıksa, beraber sarmaş dolaş olsanız bile, eve alışma süreci bitmiştir diyemeyiz. birlikte yaşamanın bir rutinini oturtmak, bir ay ile üç ay arası bir zaman alır. bu süre zarfında kedinizin sevdiği yemekleri, sevdiği oyuncakları, sevdiği dizileri, sevdiği uyku mekanlarını öğrenirsiniz. kediniz gece uyuyup gündüz azanlardan mı yoksa gündüz uyuyup gece evde bir aşağı bir yukarı koşturanlardan mı mesela? tuvalet alışkanlığı nasıl? kakasını kaçta yapıyor, ne zaman toplamak lazım? nereye olsa yaparım diyenlerden mi yoksa ağanın pohunun üstüne poh olur mu lo deyip kumunu paylaşmak istemeyenlerden mi?

eh bir de, kedilerinizi belli başlı komutlara alıştırmanız da lazım. öyle kızım terliklerimi getir diye değil. ismi söylenince baksın, gel deyince gelsin. kediler yapma demekten, hayırdan anlamıyorlar. ancak s'li ve ş'li komutlar dikkatlerini çokça çekiyor. bu nedenle ben hayır ve yapma yerine bir şişşşş koyveriyorum. anında yaptıkları işi bırakıyorlar. bazen de bırakmıyorlar, gidip olaya müdahale etmek gerekiyor.

şimdi soracaksınız ki inci ile ne durumdayız? gayet iyiyiz. birlikte uyuyoruz, oynuyoruz, yemek yiyoruz. hala kucağa gelmiyor, çok sevince kaçıyor. ama gün geçtikçe dolabın arkasında geçirdiği süreler azaldı. öyle ninjayla ortak mama kabı kullanmam artizliğine girmedi. bir de kedi hamağı aldım ona kalorifere astık. bayıldı.

kısacası, sabrınız ve sevginizle birlikte, çözemeyeceğiniz sorununuz olamaz. yeni bir kedi yahut köpeği evimize getirdiğimizde, biriki gün evde olup ortamı gözlemlemek de iyi olur tabii ki. özellikle yavrularda bu daha önemli.

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Post Icon

Şeyhmuz, Paşa, Süslü ve diğerleri - Patilen len!

Patilen twitter'dan gördüğüm bir kediş köpüş sahiplendirme ve arama kurtarma sitesi. Oradan birkaç ilanı daha önce paylaşmıştım. Şimdi aranızda deliberte bana kedi bul allahsız ve/veya bana şöyle bir kedi bul diye gelenleriniz oluyor. Talep ve arzı bir türlü tutturamayabiliyorum, sonuçta benim gözetimimdeki ve bilgim dahilindeki kediler hale, jale, bizim mahalle. İşte bu tür durumlarda benim çevremde aradığınız kedi (veya köpek) yoksa bakacağınız yer patilen. Twitter'dan beni takip edenler ilanları sürekli retweet etmemden ötürü siteyi biliyorlardır ve belki de bana küfrediyorlardır görmek istesek biz takip ederiz diye. Ama gerek kan duyurularında olsun, gerek yuvalandırma duyurularında olsun nereden kime ne zaman ulaşacağını bilemediğimizden fazla tekrar göz çıkarmaz mottosunu belirleyip yolumuza devam ediyoruz.

Patilen'deki ev bekleyen pisilerden birkaçını paylaşayım:

Şehmuz

Şeyhmuz ya da Şehmuz gerek adı ile gerek mor papyonlu piyanist şantör görünümü ile ilk gördüğüm andan itibaren beni güldürdü. Komik bir kediniz olsun isterseniz bu minik size eşlik edebilir, zaten evden atılmış garip, bir pati atın çocuğa be!
ayrıntılı bilgi:

Süslü

Süslü çok hoş bir hanım kedicik, beni eve alın diye cebren ve hile ile evlere girip uyuyor, cama Garfield gibi yapışıp kibar kibar miyavlayarak içeridekileri onu eve almaya ikna etmeye çalışıyor. Munis, cici, tüyloş bir kız. Tekir hayranları kaçırmasın bence, ben bayıldım. Bir arkadaşımın Süslü ile aynı şehirde yaşayan Tekire adlı kedisini andırıyor butlu görüntüsü oradan da artı puan kazandı elbet. Süslü hanım İzmirli.
ayrıntılı bilgi:

Safkan Ankara kedisi Arwen

Aslında adı Arwen değil, hatta bir adı bile yok, ölmek üzereyken sokakta bulunuyor, maviş pambuk pofur bir kızımız. Benim kızı bilenler için benimkinin mavi gözlü, sırf beyaz tüylü ve azıcık narini (daha ne kaldı diyeni pis ısırır kızım, baştan uyarayım) Böyle pambuş, minnoş bir kedi hayalinizdeki kedi ise;
ayrıntılı bilgi:
Bu arada bu kızımıza angora kedisi deniyor, ben tek kedi ile fabrika açmaya kalkmıştım, inanırım. Miniş.

Paşa

Çok yakışıklı ve munis bir bey Paşa bey. Aşıları da tam. Bir de Samsunlu. Ayrıntılı bilgi:

Beşiktaşlı İzmir kedisi Kırpık


Aslında bu kediciğin de bir adı yok, ben uydurdum şimdi. Yazık yavrum boynunda tasması ile sokaklara atılmış garip. Bu kız da İzmirli. Siyah beyaz sevenler için.

Dolly
İnsan kurbanı Dolly'cik, hikayesi için:

Ve çok daha fazla kediyi ve köpeği www.patilen.com adresinde bulabilirsiniz. Hadi şunlara bir pati atın, yayın yaydırın, göreyim sizi! 
Miv.



  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Post Icon

>Odi hala kayıp!

Odi'nin kayıp haberini bir süre önce de paylaşmıştım. Odicik hala kayıp, ailesi patilen'e de (patilen.com) ilan vermiş. Köpekoğlu kuş misali bir orada görülmüş, bir burada.  
Odi erkek, Golden Retriever, 2 yaşında.
Olur da görürseniz;

Ailesine bir an önce haber verin.
Hav hav.

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Post Icon

Ata için chipin!

Cihangir'in Pisileri sağ olsun Ata'cığımız, canımız için bir chipin açtı, yuva arama süreci devam ederken destek olmak isteyenler direkt şuradan üj bej dolar atabilir:

http://cihangirinpisileri.chipin.com/help-ata-amputated-and-incontinent

Viva pisiler!

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Post Icon

deliberte jedi servisi Gofret

Kediden sonra jedi de sahiplendiriyoruz, haydi hayırlısı. Bu ibişin fotoğrafını patilen'de gördüm, bayıldım, çok yakışıklı bir bey. Size teminat veririm ki görüp görebileceğiniz en munis kedi türüdür bu sarılar ve özellikle sarı beyazlar: örnek Pırtık, örnek: Ata. Kucak kedisi arıyorsanız;

İşte o Gofret!

Tam yemelik değil mi?

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Post Icon

Düzeni bozulan kedilerin ibişlikleri -hasta numarası-

Çoğumuzun başına gelmiştir, ortamı veya koşulları bir şekilde değişen kedilerin davranışları değişir, kimisi çabuk alışır, kimisi hiç alışmaz ama alışmış gibi yapar.

Geçen gün bununla ilgili bir yazı okudum mihav'da, linkini paylaşıyorum:

http://www.mihav.com/forum/kediler/duzeni-bozulan-kediler-hasta-numarasi-yapiyor-28051/#post132742

Yazının şu kısmı özellikle dikkat çekici:

"Ayrıca belli zamanlarda kedilerle oyun oynanmış, onlara klasik müzik dinletilmiş. "

Halbuki Serdar Ortaç dinletseler kedilerin miyavı kesilecekti. Serdar Ortaç örneğini vermemin nedeni insanlar hakkında okuduğum iki yazı, biri sözlükten mortifera'nın Serdar Ortaç dinletilen ineklerin süt vermeyi kesmesi haberi, diğeri de İsmet Berkan'ın twitter'dan paylaştığı, aslında klasik müziğin üretkenliği ve zekayı arttırdığı bilgisinin tamamen yalan olduğunu bilimsel deney sonuçları ile açıklayan bir makale.

Ameliyata girmeden klasik müzik dinleyen doktorun veriminin Serdar Ortaç dinleyen bir doktorunkinden hiçbir farkı yok diyerek başlıyordu makale, twitter'da rt ettiğim tweet'lerden çok meraklıları varsa. Kısacası doktorlar caz seviyorsa caz, klasik müzik seviyorsa klasik müzik, hangi müzik zevklerine uygunsa o müzik motive etmek için yeterli diyordu uzmanlar, tercihen İsviçreli.

Siz yine de aman kedinize Serdar Ortaç dinletmeyin, neme lazım...

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Post Icon

Odi Kayıp!

http://www.facebook.com/photo.php?fbid=10150464417658219&set=a.351454788218.201579.655933218&type=3&permPage=1

Beylikdüzü dolaylarında kaybolan ibiş golden, çok yakışıklı, bence kızlar kaçırdı.

http://www.eksiduyuru.com/index.php?m=d&id=380828

Eşgale uyan bir köpük görürseniz duyarsız kalmayın, köpek sahip gözyaşı döküyorlar...

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Post Icon

Mona Lisa'nın yıllarca saklanmış orijinal hali!


İşte o tablo! Artık Mona Lisa tablosundaki gizemi biliyoruz: bir kedi! Tombul, sarışın, malak gibi yatan bir kedi!

Peki ya Venüs'ün doğuşu?


bugün twitter'dan gördüğüm bu blog, ne diyoğ siz tüğkleğ? 
made my day!

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Post Icon

Mini Kediroman


Öncesi - öf hır hır hır Pırtık'ın tındığı yok, bari yalanayım...




Sonrası - neden hırlamayı durdurdum ki? hemen devam edeyim! (gözler cin fikirleri yansıtıyor)
 Pırtık - kaçayım...

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Post Icon

Hangi çılgın beni yasaklayacakmış şaşarım!


yorumsuz

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Post Icon

Ata pata pata

video

Burayı takip edenler Ata'nın durumunu ve neler atlattığını aşağı yukarı biliyor. Bilmeyenler için Ata'nın biyografisi şöyle:
Kedi evinin oradaki taş çatlasa 3 4 aylık munis sarmanımızdı Ata, her sarışın gibi munis, tatlı, o da beni seviyor...

Bir gece kedileri beraber beslediğimiz arkadaşım panik içinde beni aradı, 'Ata ayağa kalkamıyor hastalanmış, bir şey olmuş,' dedi. Saat veteriner için geçti dolayısıyla Berte Palas'a yerleşti Ata bey, kutuda sıkılmasın diye çıkardım, kendisi fark etmedi ama şarıl şarıl koltuğuma işedi.

Ertesi gün öğrendik ki Ata'nın hem kuyrukta hem de leğen kemiğine doğru arka bacakta kırık var. O gün veterinerimizin yardımı ile hemen ameliyata alındı Ata, geçmiş yazıları search kısmına Ata yazarak bulabilirsiniz. Şanssızlık şu ki Ata'nın kuyruğu kuyruk sokumundan kırıldığı için tamamen alınmak zorunda kaldı, bir omur daha vücuda doğru kırılsa Ata şimdi felçti.

Ata'nın bacağındaki kırık süratle iyileşti, bu video da ameliyattan iki veya üç hafta sonrasında çekildi, yalnız "minik" bir problemi vardı, çiş ve kaka sorunu, çişini palpasyon ile yaptırıyorlardı, kakası sürekli arkadan damlıyordu, veteriner çişini kakasını kendi yapamayan kedilerin böbrek yetmezliğinden... neyse, Ata her halinde her zaman mutlu oldu, kuyruk gitmiş, bacak tamir olmuş umru değildi, sürekli mır mır mır ve bence Ata'yı bu kurtardı, veteriner arkadaşıma o kadar kötü konuşmuş ki uyutmak gerekebilir deyince gelsin felaket senaryoları.

Ata tüm felaket senaryolarını boşa çıkardı, çişi ara sıra düzeldi sonra yeniden tutuldu, her gün veterinere çişe kakaya kim götürür diye nasıl yuva bulacağımızı bilemedik, Ata mutlu mesut yaşamaya devam etti derken bir de üzerine süper elbisesi geldi iki adet.



Bu müthiş tasarım vücuda giyilen bir elbise ve kuyruk kısmına takılan, içine hasta bezi konan bir keseden ibaret, cırt cırtla yapıştıyoruz, hatta ekoseli gibi pötikareli gibi bir kumaştan yedek elbisesi olsun dedik, terzide o kumaştan başka kalmamış, ince polar, o elbiseyi ben çapraz askılı tasarlamıştım ama Ata omuzlardan askıları düşürüp patiyi çıkarınca eller yukarı donlar aşağı oluyordu. Eskisi gibi yapalım dedik, Ata'nın ince beline bol geldi lastikler, terziye o kadar çok gittim ki elbiseleri düzelttirmek için takılan lastik yeterli gelmedi demeye yüzüm olmadı, Terzi Bender'e çok teşekkür ederim Ata adına, balolara frak diken adam bizim için düdük kedi elbisesi dikti.



Ve en önemlisi Ata bu sırada çişini de yapmaya başladı! Palpasyona ihtiyaç kalmadan boşaltım işlevi yerine geliyordu. Kimse Ata'dan böyle bir iyileşme beklemiyordu, neredeyse 2,5 aydır verilen vitaminler, takviyeler, onlar bunlar işe yaramış görünüyor. Veteriner çişini ve kakasını yapabildikten sonra sokağa da salınabileceğini ve hatta havalar ısınınca salabileceğimizi, sokakta yaşayabileceğini söyledi ama bizim gönlümüz Ata'yı bu durumda tekrar sokağa salmaya razı değil.



Dünyanın en munis kedisi, ısırması yok, tırmalaması yok, mırıldak, sevilmeyi çok seviyor, insancıl, kendi sürünüyor beni sev diye, böyle sarı kedisi olanlar bilir, hamurlarından mı bilinmez genelde çok mırıldak ve munis olurlar, acayip iyi huylu bir kedi türü.

Uzun lafın kısası Ata maddi manevi desteklerle masraflarının bir kısmını karşıladı ama klinikte kalmaya ve her yere çiş damlatmaya -elbise öncesi- devam ettiği için çiş damlatmak için olmasa da klinik için bir masrafı oldu. Pava kısmını halledersek esas soruna geliyoruz, Ata diyor ki:

Bana bir yuva lazım! Hem de bu Mart'ta lazım!

Adayların önceden kedi bakmış olması zorunlu, ince eleyip sık dokuyacağız. Ata'nın dostluğuna ihtiyaç duyan ve ona kucak açacak birileri bir yerlerde mutlaka var.

Kalın mırıldakla,

Berte Kedi

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Post Icon

kedilerim ikiye ayrılır: inciler ve ninjalar

kedilerin kişilikleri de, ruh halleri de değişiklik gösterir. benim iki kedim var. ikisi de ayrı telden çalıyor.

ninja'nın en sevdiği şey çıngıraklı toplar. hobileri arasında masaların üstünde ne varsa yere atmak, bardak kırmak, klozetin-su kovalarının içine düşmek, camdan atlamak var. aslında son derece munis ve tatlı bir kediyken, birden aşırı yaramazlaşabiliyor. bir ses duymasın, hemen koşup "noolmuş noolmuş" diye bakıyor. favori dinlenme mekanı pencere önü, sepeti ve benim vücudumun herhangi bir parçasıdır. elimin üstünde, göğsümde, sırtımda, kafamda, popomda... her yerde uyuyabilme yeteneğine sahiptir. kucağa gelmekten pek hoşlanmaz, ama alırsan da çok bi huysuzlanmaz iki dakka durup gönlünü alır sonra kaçar. karnını çok seversen yahut sinirlenirse acımaz, ısırır. en sevdiği dizi de supernatural. dean ve sam'in sesini nerde duysa koşa koşa gelir, ekran karşısına kurulur. bardak kırıp kırıkların üstünde gezdiği için patilerini kesmişliği, yerleri sildiğim deterjanlı suyu içip zehirlenmişliği, güvercin peşine camdan uçup dördüncü kattan düşmüşlüğü vardır.

inci'ye gelince... onu sahipleneli çok olmadı. 2 yaşında dünyalar güzeli bir kız. ama çok çekingen. favori mekanı gardrobumun arkası, kaloriferin üstündeki kedi hamağı ve benim yatağımdır. yorganı kaldırıp arkamı döndüğüm an, yatağa kurulmuş vaziyette buluyorum kendisini. ama "biraz kenara çekilebilir misin ben de yatabilir miyim?" diye sorunca hemen yer veriyor. kenara kayıyor. bazen ürküp kaçıyor. adını çağırınca kesinlikle bakmaz. ama miyav deyince geliyor. miyavca konuşmak gerek onunla. kesinlikle kucağa gelmiyor. ama miyav deyip çağırısan, yanına gelip kendisini sevdirir, bir güzel de mırmırlar. sinirlendiği zaman gücenik gücenik pati atıyor. ısırma tırmalama huyu yok. en sevdiği dizi secret circle. en sevdiği müzisyen erkan oğur. sonra barış manço.

bazı geceler, inci başucumda, ninja da sırtımda olacak şekilde uyuyoruz. bazen biri başucumda diğeri ayakucumda olur. ninja benim üstüme çıkmakta bi çekince görmüyor. ama inci mümkün olduğunca az teması seviyor. onun için yatakta yeterli büyüklükte bir boş alan bırakmalıyım.

her sabah altıbuçukta, tuvalet sırası nedeniyle kavga ediyorlar. tuvaletini yaptıktan sonra genelde inci yanıma gelip kendini sevdirir. ninja sabahları kendisini sevdirmiyor. sonra ben kalkar tuvalete gider, kum temizler, mama ve su kaplarını doldurur işe giderim. akşam geldiğimde, ninja üstüme atlar. onu severim. mesela akşam ninjadan önce inci yanıma gelip kendisini sevdirirse, ninjadan dayak yer. birbirleriyle hala çok iyi anlaşamıyorlar. ama eskisi kadar çok kavga da etmiyorlar. birbirlerine sokulup uyumak söz konusu bile değil. hala aynı yatakta üçümüz uzun süre yatamıyoruz. ancak üçümüz de çok yorgunsak gerçekleşiyor bu.

inci benimle yaşamaya başlayalı bir aydan fazla oluyor. bu süre içersinde epey yol katettik. dolabın arkasından çıkmayan, kimseye sokulmayan, insanlardan kaçan inci, yavaş yavaş bana alıştı. ellerimi yalamaya, benimle yatmaya başladı. tüyleri uzadı, sıklaştı. iyice güvenini kazandıktan sonra kucağıma alabileceğimi de biliyorum. patişlerle uğraşırken sabır çok önemli.

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS